Yukarı Çık
Haber: Kadir Özel Cumhurbaşkanı Erdoğan Beylikdüzü'nde Konuştu
27 Mart 2017 Pazartesi 18:36:32
5387 kez okundu.
Beylikdüzü'nde halka seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bir kasetle geldi partisinin başına şimdi oradan yalan makinası çalışıyor" dediği Kılıçdaroğlu'na yüklenerek şunları söyledi; "Söyledikleri yalanlara bak. Ben başkan olursam lokantaları kapatacakmışım.

Yahu dünyanın hangi başkanlık sisteminde böyle bir şey var. Muhtarlıklar kapatılacakmış. Muhtarlık seçimle geliyor, bunların yasal, anayasal teminatı var. Kalkıp da Cumhurbaşkanı yasalarla gelmiş olan herhangi bir kişiyi görevden alamaz. 50 tane 100 tane 500 tane yardımcı atayacak diyor. Eline diline dursun yahu. Dünyanın neresinde böyle bir uygulama var."

BEYLİKDÜZÜ İSTANBUL'UN EN ŞANSLI İLÇELERİNDEN BİRİ

Beylikdüzü'nün İstanbul'un şanslı ilçelerinden biri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, bu konuda şu ifadeleri kullandı " 1999 depreminden sonra yıldızı parlayan bu ilçemiz çarpık yapılaşma yaşamadan yapılaşmasını sürdüren bir yerimizdir. Burası da Türkiye'nin her yerinden gelen insanlarımızı, hatta yabancıları bünyesinde barındıran çok farklı bir yerdir."

"BEYLİKDÜZÜ 16 NİSAN'DA EVET DİYOR MU?"

Erdoğan, vatandaşlara 16 Nisan'da Evet diyor musunuz? diyerek seslendi; "İstanbul'un ve ülkemizin aydınlık geleceği için 16 Nisan'da Beylikdüzü büyük Türkiye için evet diyor mu? Müreffeh Türkiye için evet diyor mu? İstikrar için evet diyor mu? Güven için evet diyor mu?" dedi.

"BU ÜLKEDE BİR GECİLİK FAİZ 7 BİN 500'LERE ÇIKTI MI?"

Ülkenin ekonomisi ve yaşanan krizler konusuna da değinen Erdoğan şöyle konuştu;

"Yaşadığımız ekonomik krizler yüzünden sık sık fakirleştik mi? Yüksek enflasyon, faiz sarmalı yüzünden milletimizin harcanması gereken kaynaklar başkalarının cebine akıtıldı mı? Bu ülkede bir gecede yüzde 7 bin 500 faiz uygulandı mı? Batan bankaların, zakar eden KİT'lerin, kötü yönetilen ülkenin tüm yükü milletimizin sırtına bindi mi?

ANA MUHALEFET PARTİSİNİN BAŞI ÖNCE BUNUN CEVABINI VER

"Zaman zaman tıpkı 1950-60 arasında 65-70 arasında tıpkı 2002'den bugüne kadar olduğu gibi tek parti hükümetleri çıkmış ülkeyi güçlendirmiştir. Biz 16 Nisan'da milletimizin takdirine sunduğumuz anayasa değişikliğiyle bu istikrarlı dönemleri istisnai olmaktan çıkarıp, kalıcı hale getirmek istiyoru. Türkiye Cumhurbaşkanı ile Başbakanların kavgalarından çok çekti. 1990'larda Cumhurbaşkanlarıyla Başbakanlar arasındaki sorunlar öylesine ayyuka çıkmıştır ki, karşılıklı hakaretler tehditler hafızalarımızdadır. Merhum Özal merhum Demirel'le çok atışmışlardır. Aynı ekolden geldiği halde Sezer merhum Ecevit'e anayasa kitapçığını fırlattı mı? Niye fırlattı peki? Şimdi ana muhalefetin başındaki konuşuyor. Sen onca bunun cevabını ver. Ertesi gün Türkiye ekonomisi allak bullak oldu."  

"ÖZAL,DEMİREL,ERBAKAN,TÜRKEŞ,YAZICIOĞLU MERHUMLARIN HEPSİ BAŞKANLIK SİSTEMİ DEMİŞTİ"

"Türkiye 16 Nisan'da sandığa gittiğinde dün ile bugünün mukayesesini yaparak kararını verecektir. Unutmayınız, söylenen her şey yalan olabilir ama yaşadıklarımız gerçektir. Milletimiz geçmişte darbeler yaşadı mı, demokrasisi kesintiye uğradı mı, hak ve özgürlükleri geriledi mi? Bu ülke Başbakanını, iki bakanını idam ettiği zaman şu andaki ana muhalefet alkışlıyordu. Demek ki ülkemizin mevcut yönetim sistemi, milletimizin demokratik alanlarda sıkıntılara maruz kalmasına engel olamaz.Özal, Demirel, Erbakan, Türkeş, Yazıcıoğlu merhumların hepsi Başkanlık sistemi demiştir. Çünkü iliklerine kadar bu meseleyi yaşamışlardı. Seçimler yapılıyor, milletimiz sandıkta gönlünden hangi parti geçerse ona oyunu veriyor. Şayet sandıktan bir parti hükümeti kuracak çoğunluğu çıkartırsa mesele yok. Ama sandıktan çıkan sonuç bir partinin iktidarına imkan sağlamıyorsa o zaman yandın. Hemen pazarlıklar başlıyor: 3 bakanlık eksik, 5 bakanlık fazla olacak. Şu konuda benim dediğim, o konuda senin dediğin olacak. Bu ülkede otel odalarında, Güneş Moteller'de hükümetlerin kurulduğunu biliyoruz değil mi? Ana muhalefetin başındaki zat 14 yıldır ülkeyi tek başına idare ediyorsunuz, sistem değişikliğine ne gerek var diyor. İyi de 14 yıl istikrarı biz bu ana muhalefete rağmen koruduk. Bu 14 yıl içinde neler çektiğimizi biz biliyoruz. Tehditleri unutmadık, 2007 yılında Cumhuriyet yürüyüşlerinde rektörleri yürüttüler. Bunların arkasında hangi zihniyet vardı.

29 Ekim Cumhuriyet kutlamalarında alternatif kutlamalarını kimler yaptı? Ana muhalefet partisi, niye? Çünkü bunlar her yerde bölmekten yanaydı. 367 garabetiyle partimizin kapatılması için nasıl hukuk dışı yolların devreye sokulduğunu unutmadık. 17-25 Aralık'ta bu süreç vardır. 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından yaşananlar ortada. 56 Kürt kardeşimiz Diyarbakır'da öldürüldü. Ölen Kürt öldüren Kürt. HDP havaya girdi. Zannetti ki tamam artık biz işi bitirdik, öyle ise vuralım dediler. Şimdi ne oldu? Girdikleri inlere kadar bunları kovalıyoruz. Bu milletin huzuru, refahı için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu seçimlerde hiçbir parti tek parti iktidarı elde edebilecek çoğunluğu elde edemedi. Böyle olunca ülkemize diş bileyenlerin nasıl el oğuşturarak sahaya inmek istediklerini görmedik mi? Hamdolsun bu dönemi kontrollü bir şekilde yönetmeyi başardık. Buna rağmen çukur eylemleriyle, ülkemize yurtdışından yapılan saldırılarında terör örgütlerinin heveslerini kursaklarında bıraktık. Milletimizin 15 Temmuz gecesi sergiledikleri kararlılık olmasaydı Türkiye tarihinin en karanlık dönemine girecekti. Suriye'de, Irak'ta, Libya'da oynanan oyun ülkemizde sahneye konmaya çalışacaklardı.Eskiye methiye düzenlerin tek derdi kendi çıkarlarının zarar görecek olmasıdır. Hiçbirinin ülkenin geleceyle ilgili vizyonu söz konusu değildir. Türkiye 1991'den bu yana kesintisiz istikrarla yönetilmiş olsaydı şu andaki yerinin iki kat üstünde olacaktı. Yani kişi başına milli gelir 11 bin dolardan 22 bin dolara çıkacaktı. Yeni yönetim sistemimizle 2023 hedeflerimize ulaşacağımızı, bu eksiği fazlasıyla telafi edeceğimizi söylüyoruz. Bugün ana muhalefetin başındaki zat İnegöl'de konuşuyor. Yalan makinası gibi. Diyor ki, Cumhurbaşkanı seçildiğinde şunu bunu yardımcı olarak atar diyor. Biz göreve geldiğimizde bakan sayısını indirdik, ey Kılıçdaroğlu sen bunu biliyor musun?

ELİNE DİLİNE DURSUN!

"Ana muhalefetin başının SSK'da genel müdür olduğu zaman hastanelerin halini biliyorsunuz değil mi? Bu adama 5 tane keçi ver hepsini kaybeder. Lüleburgaz'da bir yavrumuzun kolunu kesmişlerdir. Rahmetli Savaş Ay soruyordu, cevap veremiyordu. Bir kasetle geldi partisinin başına şimdi oradan yalan makinası çalışıyor. Söyledikleri yalanlara bak. Ben başkan olursam lokantaları kapatacakmışım. Yahu dünyanın hangi başkanlık sisteminde böyle bir şey var. Muhtarlıklar kapatılacakmış. Muhtarlık seçimle geliyor, bunların yasal, anayasal teminatı var. Kalkıp da Cumhurbaşkanı yasalarla gelmiş olan herhangi bir kişiyi görevden alamaz. 50 tane 100 tane 500 tane yardımcı atayacak diyor. Eline diline dursun yahu. Dünyanın neresinde böyle bir uygulama var."

"İDAM PARLAMENTODAN GEÇTİĞİ ANDA BEN ONAYLARIM"

Cumhurbaşkanı idam konusuna da değinerek şunları söyledi "15 Temmuz Şehitler Köprüsü yapılırken 'hayır dediler. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapılırken 'hayır' dediler. Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılırken, Osmangazi Köprüsü yapılırken 'hayır' dediler. Marmaray, 3 yılda 200 milyon insan geçti, Marmaray yapılırken 'hayır'. Avrasya Tüneli'ne ne dediler: Hayır... Hayır... Hayır... Şimdi yeni bir versiyon çıktı. Kandil'den talimat geliyor: Hayır deyin. İmralı'dan talimat geliyor: Hayır deyin. Pensilvanya'dan haber geliyor, FETÖ'den hayır diyor... 16 Nisan'ı halledelim bu idam konusu parlamentoya gelecek ve parlamentodan geçtiği anda bana geldiği anda ben bunu onaylarım. Çünkü 249 şehidin katillerini devletin affetme yetkisi yoktur. Parlamentodan geçtiği anda onaylarım."

"İSTANBUL'DAKİ DAĞ GİBİ ÇÖP YIĞINLARINI VE YAŞANAN SUSUZLUĞU ŞÖYLE BİR HATIRLAYIN"

İstanbul' da yaşanan susuzluğu ve çöp yığınlarını hatırlatarak biliyorsunuz diyen Cumhurbaşkanı "Şu 20 gün çok çalışmamız lazım. Beylikdüzü sandıkları patlatmaya hazır mı? Milletimiz bugüne kadar bize boyumuz, posumuz, kaşımız, gözümüz için oy vermedi. Yaptığımız ve yapacağımız hizmetlere bakarak bize oy verdi. İstanbul'da Büyükşehir Belediye Başkanlığınızı yaptım. Göreve geldiğimizde İstanbul susuzdu, çöp dağlarından geçilmiyordu. Hava kirliliğini biliyorsunuz, Haliç'i biliyorsunuz. Bunları hallettik mi?" dedi.

"HASTANE OLMAYAN İLÇEMİZ KALMADI "

Erdoğan Türkiye'de hastane sorunları ile yapılan çalışmaları değerlendirdi ve şu ifadeleri kullandı "Buralar gecekondu bölgelerdi artık modern bir ilçe haline geldi. 12 yıl Başbakanlık yaptım, 2,5 yıldır da Cumhurbaşkanlığı yaptım. Türkiyemizi muasır medeniyetler seviyesine götürüyoruz. 75 üniversitemiz vardı şu anda 181 üniversitemiz var. Şu anda üniversitesi olmayan ilimiz yok. Eğitimde 270 bin derslik yaptık. Milli bütçenin yüzde 50'sini eğitime ayırdık. Sağlıkta hastanemizin olmadığı ilçe yok. İlçelerde hastane yapıyoruz. Artık helikopter ambulanslarımız var. Jet ambulanslarımız var. Çünkü insan herşeydir. Rahmetli Savaş Ay, o programı yaptı. Malum ana muhalefetin başının SSK genel müdürüyken ne halde olduğunu seyrettiniz değil mi?"

RABBİMİN TAYİN ETTİĞİ ÖMRÜ ALMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisinin silahlı posterinin yapılmasıyla ilgili ise şu ifadeleri kullandı "Posterimi yapmışlar. Silahı postere dayamışlar. Sizin her yeriniz silah olsa ne yazar. Rabbimin tayin ettiği ömrü kimsenin almaya gücü yetmez. 1961 IMF borçlanmaları başlıyor. Göreve geldik 23,5 milyar dolar borcumuz vardı. Bunlar hep CHP iktidarları vesaire. Geldik başladık ödemeye. Sene 2013 IMF'ye borçları sıfırladık. Şu anda IMF'ye Türkiye'nin borcu yok. Ey Kılıçdaroğlu bundan haberin var mı? Şu anda 115 milyar dolarımızın üzerinde Merkez Bankası'nda rezervimiz var.

"EY KILIÇDAROĞLU SEN BU GENÇLERDEN NİYE RAHATSIZ OLUYORSUN"

Konuşmasının sonlarında Kılıçdaroğlu'na seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan "Nedense bu Kılıçdaroğlu gençlere taktı. İstediği kadar taksın. 30'dan 25'e biz indirdik. Şimdi de 25'ten 18 aralığı gençlerimize parlamentoya açıyoruz. Seçme hakkı varsa seçilme hakkı da olacak dedik. Şimdi 18-25 arasındaki gençlerin parlamentoya girmesine evet mi? Gazi Mustafa Kemal ne diyor: Cumhuriyet'i gençlerimize emanet ettim diyor. Peki bu adam bir taraftan ben Gazi Mustafa Kemal'in partisinin başkanıyım diyor. Peki niye o zaman bu gençleri parlamentoda niye görmek istemiyorsun? Niye rahatsız oluyorsun" dedi.

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.