Yukarı Çık

Çık İşin İçinden Çıkabilirsen

1 Nisan 2014 Salı 11:34:30
1720 kez okundu.

Gayrimenkul satışlarında malumaliniz tapu harç oranı binde 20 dir. Bu oran satıcı ve alıcı olarak ayrı ayrı ödenir. Örneğin gerçek değer üzerinden gösterilen alım satımlarda gerçek değerin 200.000 TL olduğunu varsayarsak taraf başına 4.000 TL tapu masrafı düşer. Buna ilaveten birde döner sermaye ödeneği bulunmaktadır. Ancak tapu işlemlerinde vatandaş genelde gerçek değer üzerinden değil belediye asgari beyan değerini baz alır. Bu sayede tapu masrafları çok daha ekonomik olur. Ancak problemlerde bundan sonra başlar. Gerçek değer yerine belediye asgari beyan değeri üzerinden yapılan işlemlerde bir çok kişinin bilmediği handikaplar vardır. Dilerseniz şimdi onlara bir göz atalım.

1-     Kredili işlemler

Vatandaş 300.000 TL ye aldığı bir gayrimenkul için 200.000 TL kredi kullanmış ancak tapuda belediye rayicini baz alarak 100.000 TL göstermiş. Bu durumda 200.000 TL banka kredisinden dolayı kayıt altına alınan 200.000 TL minimum göstermesi gereken rakam iken 100.000 TL göstermiş. Tapu masrafını eksik gösterimden dolayı vergi dairesinden hem alana hem de satana 200.000 TL – 100.000 TL = 100.000 TL nin binde yirmi oranında ceza ve tapu tarihi ile cezanın tahakkuk ettirildiği tarih arasında geçen zaman içinde artı gecikme cezası tahakkuk ettirilir.

 

2-     Kredisiz satışlarda

Vatandaş 3 yıl önce aldığı gayrimenkulünü alım esnasında, tapu işleminde belediye rayicini baz alarak tapu devri yapmış ise ve 3 yılın sonunda satarken gerçek değer üzerinden satış yapacak ise, iktisap tarihi ile satım tarihi arasında geçen süre 5 yılı doldurmadığından değer artışı kazancı vergisi ödemek zorunda olacaktır.

 

3-     Para Transferinde Yaşanan Problemler

Taraflar tapu değerini gerçek değer üzerinden değil belediye rayiç değerini baz alarak işlem yapacaklar ise para transfer işlemi başlı başına problem oluyor. Örneğin 300.000 TL ye anlaştıkları gayrimenkul için tapuda belediye rayici olan 100.000 TL yi gösterirler ise ancak ödemeyi de havale veya bloke çek ile asli değeri olan 300.000 TL olarak yaparlar ise birinci örnekte verdiğimiz işlem gibi tapu harcı beyan eksiğinden dolayı eksik beyandan doğan ana para ve gecikme cezasına muhatap olacaklardır. Ayrıca 2. Örnekte verilen 5 yıllık süreci doldurmadılar ise değer artışı kazancı vergisi ödemek zorunda olacaktır.

Yada tapuda beyan ettikleri belediye rayicini bankadan transfer edip kalan kısmı elden tapu devir işlemi esnasında ödeme yoluna giderler ise, bu usul başlı başına problem teşkil eder ki o kadar nakdi yanında taşımak tapu öncesi alıcı tapu sonrası ise satıcı açısından büyük bir risk taşımaktadır. Hele hele kapkaççıların tapu dairelerini mesken tuttuğu gerçeği var iken böyle bir riske girmek ne kadar akıllıca olur bir kez daha düşünmek gerekir.

 

Peki çözüm ne, ne yapmak gerekir, Vatandaş açısından; Gayrimenkul alım ve satım işlemlerinde gerçek satış değerini baz alarak işlem yapmalı, ancak buda külfetli bir işlem ki buna muhtemelen pek çok kimse yanaşmayacaktır.  Ancak günümüz uygulamasında bundan daha sağlıklı, güvenilir bir işleyiş tarzı yoktur.

 

Not: Konu ile alakalı gayrimenkul değerleme projesi kapsamında yetkililer çalışıyor. Gayrimenkul değerlerine belirli bir standart getirmesi amaçlanan sistem, Avrupa'nın birçok ülkesinde uygulanıyor.Ülkemizde de 2015 yılında devreye girmesi beklenen uygulama umarız yukarıda bahsetmeye çalıştığımız problemlere de çözüm getirecek nitelik ve kapsamda olur.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.