Düğün Sahiplerine Yemek Tuzağı İddiası! Son Dakika Bahaneleriyle Farklı Menü Dayatması
6 ay önceden anlaşma yapıldı, ücret ödendi, menü belirlendi. Düğün günü geldiğinde ise davetliler saatlerce yemek bekledi. Salon yönetiminin “Yemek getiren aracın lastiği patladı, yemekler birbirine karıştı” açıklaması tepki çekti.
Düğün ve nişan organizasyonlarında yaşanan son dakika hizmet krizleri, tüketicilerin karşı karşıya kaldığı önemli sorunlardan biri haline geliyor. Hayatında belki de yalnızca bir kez düğün yapan vatandaşlar, aylar öncesinden anlaşma yaptıkları işletmelerin organizasyon günü sunduğu farklı uygulamalar karşısında ne yapacağını bilemeyebiliyor.
Kısa süre önce gerçekleştirdiğimiz düğünde Atatepe Vitrin Wedding ile yaşadığımız olay da bu tartışmayı yeniden gündeme getirdi.
6 AY ÖNCE ANLAŞTIK, PARAYI ÖDEDİK
7 Ağustos tarihinde gerçekleştirilecek düğünümüz için yaklaşık 6 ay öncesinden Atatepe Vitrin Wedding ile anlaşma yaptık.
Yemek menüsü konusunda da görüşmelerimizi gerçekleştirdik.
Yaz aylarında hava sıcaklıklarının yüksek olması nedeniyle tavuklu yemek tercih etmediğimizi, kırmızı et içeren bir menü istediğimizi açıkça belirttik.
Buna göre anlaşma yapıldı ve ücret ödendi.
Her şeyin planlandığı gibi ilerlemesini bekliyorduk.
Ancak düğün günü yaşananlar tam anlamıyla bir hayal kırıklığı oldu.
DAVETLİLER YEMEK BEKLERKEN ORTAYA ÇIKAN BAHANE!
Düğün başladı.
Şarkılar söylendi, oyunlar oynandı, takı merasimi gerçekleştirildi.
Ancak zaman ilerledikçe davetliler yemek beklemeye başladı.
Yemek servisinin gecikmesi üzerine salon yetkililerine ulaştık.
Aldığımız cevap ise oldukça şaşırtıcıydı:
“Yemekleri getiren aracın lastiği patladı, yemekler birbirine karıştı. Bu nedenle yemek servisi yapamıyoruz.”
Şimdi burada sormak gerekiyor:
Aylar öncesinden planlanan ve ücreti ödenen bir düğün organizasyonunda, yüzlerce insanın yemeğini taşıyan araç neden son dakikaya kadar kontrol edilmez?
Yemeklerin birbirine karıştığı söyleniyorsa, bu durum düğün sahibine neden önceden bildirilmez?
Ve en önemlisi:
İnsanlar yemek beklerken neden çözüm düğün günü ve son dakikada aranıyor?
“HAZIRDA TAVUKLU YEMEK VAR” DENİLDİ
Yaşanan olayın devamında ise başka bir teklif geldi.
Salon tarafından, hazırda tavuklu yemek bulunduğu ve bunun servis edilebileceği, kırmızı et yemeğinin ise daha sonra hazırlanarak servis edileceği söylendi.
İşte tam bu noktada olay daha da düşündürücü hale geliyor.
Çünkü biz aylar öncesinden tavuklu yemek istemediğimizi belirtmiş, buna göre anlaşma yapmış ve ödeme gerçekleştirmiştik.
Peki o zaman:
Hazırda tavuklu yemek nereden çıktı?
Bizim açımızdan önemli olan davetlilerin mağdur olmamasıydı. İnsanların yemek yemeden düğünden ayrılmasını istemediğimiz için mevcut yemeğin servis edilmesine razı olduk.
Ancak yaşananlar ciddi soru işaretleri oluşturdu.
BU BİR HİZMET AKSAKLIĞI MI, TÜKETİCİNİN MAĞDURİYETİ Mİ?
Burada özellikle belirtmek gerekiyor:
Bu yazı, yaşadığımız kişisel deneyimi ve tarafımıza yapılan açıklamaları kamuoyuna aktarmaktadır. Herhangi bir işletme hakkında kesinleşmiş bir suç isnadı anlamına gelmemektedir.
Ancak tüketicilerin yaşanan benzer olaylar konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Çünkü düğün günü geldiğinde vatandaşın pazarlık gücü neredeyse yoktur.
Davetliler salondadır.
Yemek beklenmektedir.
Organizasyon devam etmektedir.
Ve böyle bir ortamda ortaya çıkan son dakika değişikliğini kabul etmek zorunda kalan kişi, çoğu zaman düğün sahibidir.
İşte asıl tehlike de burada başlıyor.
DÜĞÜN GÜNÜ “MECBURİYET” FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ
Bir vatandaş aylar öncesinden anlaşma yapıyor.
Menüsünü seçiyor.
Parasını ödüyor.
Davetlilerini çağırıyor.
Düğün günü geldiğinde ise kendisine farklı bir yemek seçeneği sunuluyor.
Tüketici ne yapacak?
Düğünü mü iptal edecek?
Davetlileri mi gönderecek?
Yoksa insanların mağdur olmaması için kendisine sunulan alternatifi kabul mü edecek?
Tam da bu nedenle düğün günü yaşanan mağduriyetler basit bir “organizasyon aksaklığı” olarak görülmemeli.
“HAYATINIZDA BİR KEZ YAPIYORSUNUZ, DİKKAT EDİN!”
Düğün salonu seçerken sadece salonun güzelliğine, masa düzenine veya fotoğraflara bakmayın.
Sözleşmeye bakın!
Menünün ayrıntısını yazdırın.
Et türünü yazdırın.
Kişi sayısını yazdırın.
Servis saatini yazdırın.
Yemek değişikliği yapılacaksa hangi şartlarda yapılabileceğini yazdırın.
Ve en önemlisi:
Anlaşılan hizmet verilmezse uygulanacak cezai şartları mutlaka sözleşmeye koydurun.
Çünkü söz uçar, yazılı sözleşme kalır.
DÜĞÜN SALONLARINA ÇAĞRI: MÜŞTERİYİ SON DAKİKADA MAĞDUR ETMEYİN!
Sektörde işini düzgün yapan ve müşterisinin özel gününe gerçekten değer veren çok sayıda işletme bulunuyor.
Ancak tüketicinin güvenini sarsan uygulamalar, yalnızca bir müşteriyi değil, bütün sektörü etkiliyor.
Düğün salonlarının müşterilerine aylar öncesinden verdikleri sözlerin arkasında durması gerekiyor.
Müşterinin düğün günündeki çaresizliği bir pazarlık avantajına dönüştürülmemeli.
Çünkü düğün salonu için bir organizasyon daha olabilir.
Ama düğün sahibi için o gün, belki de hayatında yalnızca bir kez yaşanacak en önemli günlerden biridir.
SON SÖZ: PARANIZI ÖDEMEDEN ÖNCE HER ŞEYİ YAZDIRIN!
Biz yaşadığımız bu olayı başka insanların aynı sorunları yaşamaması için gündeme getiriyoruz.
Düğün veya nişan yapacak herkese tavsiyemiz açık:
“Nasıl olsa düğün günü hallederiz” demeyin.
Her şeyi yazılı hale getirin.
Menüden cezai şartlara kadar her ayrıntıyı sözleşmeye koydurun.
Çünkü düğün günü geldiğinde ortaya çıkabilecek bir sorun, yalnızca yemek problemi değildir.
Aylarca yapılan hazırlığın, davetlilerin ve ailelerin karşısında yaşanabilecek ciddi bir mağduriyettir.
Ve hiçbir işletme, müşterisinin en özel gününü son dakika bahaneleriyle riske atmamalıdır.